Lin Mo’nun “kripto kumarhanesi” olarak anılan o dünyaya ilk adımını atması, işsizliğinin 30. gününde oldu. Kira ödeme uyarısı ölüm fermanı gibi kapısına asılmıştı; elinde yalnızca birkaç bin liralık birikimi vardı, ekrandaki dans eden sayılara bakarken kalbi göğsünden fırlayacak gibi atıyordu. “Burası bir kumarhane diyorlar,” diye aynadaki kendine fısıldadı, “O zaman ben de bir defa oynayacağım, geleceğime bahis yapacağım.” Cesareti, tam o anda, zayıf ama inatçı bir kıvılcım gibi alev aldı.
Onun “savaş alanı”, “dünyayı değiştirecek bir blok zinciri devrimi” olarak lanse edilen yeni bir proje, “StarChain Coin” idi. Lin Mo, blok zincirinin karmaşık kodlarını anlamıyordu, ama o “dünyayı değiştirme” hayaline inanıyordu; tıpkı karanlıkta mutlaka bir ışık olacağına inandığı gibi. Parasının tamamını yatırdı ve uzun bir bekleyiş başladı.
İkinci Bölüm: Şelale ve Uçurum
Fakat kripto dünyasının fırtınası, düşündüğünden çok daha hızlı geldi. Bir gece yarısı hesabına bakmak için uyandığında, “StarChain Coin”in fiyatının bir şelale gibi dümdüz yere çakıldığını gördü; zirvedeki 1 dolardan 0,1 dolara, ardından 0,01 dolara… Birikimi bir anda yok olmuştu. O an, kendini sonsuz bir uçuruma düşmüş gibi hissetti; karanlık, soğuk ve umutsuzdu.
Kendini odasına kapattı, ne yedi ne içti, tavana boş boş baktı. Arkadaşları vazgeçmesini, çok saf olduğunu, kripto dünyasının tam anlamıyla bir kumarhane olduğunu ve kaybedenlerin bunu kabullenmesi gerektiğini söyledi. O ise karanlıkta, birden bir cümle hatırladı: “Şelale tüm umudu yuttuğunda, uçurumda ayçiçeği ekmeyi öğrendim.” Bu sözün ne anlama geldiğini bilmiyordu, ama öylece pes edemezdi. Bir yol bulmalıydı, uçurumdan çıkmalıydı; en azından kalbinde bir ayçiçeği yetiştirmek için. #Gate广场圣诞送温暖 $GT
This page may contain third-party content, which is provided for information purposes only (not representations/warranties) and should not be considered as an endorsement of its views by Gate, nor as financial or professional advice. See Disclaimer for details.
“Kripto Çukurunda Açan Ayçiçeği”
Birinci Bölüm: Kumarhanenin Giriş Bileti
Lin Mo’nun “kripto kumarhanesi” olarak anılan o dünyaya ilk adımını atması, işsizliğinin 30. gününde oldu. Kira ödeme uyarısı ölüm fermanı gibi kapısına asılmıştı; elinde yalnızca birkaç bin liralık birikimi vardı, ekrandaki dans eden sayılara bakarken kalbi göğsünden fırlayacak gibi atıyordu. “Burası bir kumarhane diyorlar,” diye aynadaki kendine fısıldadı, “O zaman ben de bir defa oynayacağım, geleceğime bahis yapacağım.” Cesareti, tam o anda, zayıf ama inatçı bir kıvılcım gibi alev aldı.
Onun “savaş alanı”, “dünyayı değiştirecek bir blok zinciri devrimi” olarak lanse edilen yeni bir proje, “StarChain Coin” idi. Lin Mo, blok zincirinin karmaşık kodlarını anlamıyordu, ama o “dünyayı değiştirme” hayaline inanıyordu; tıpkı karanlıkta mutlaka bir ışık olacağına inandığı gibi. Parasının tamamını yatırdı ve uzun bir bekleyiş başladı.
İkinci Bölüm: Şelale ve Uçurum
Fakat kripto dünyasının fırtınası, düşündüğünden çok daha hızlı geldi. Bir gece yarısı hesabına bakmak için uyandığında, “StarChain Coin”in fiyatının bir şelale gibi dümdüz yere çakıldığını gördü; zirvedeki 1 dolardan 0,1 dolara, ardından 0,01 dolara… Birikimi bir anda yok olmuştu. O an, kendini sonsuz bir uçuruma düşmüş gibi hissetti; karanlık, soğuk ve umutsuzdu.
Kendini odasına kapattı, ne yedi ne içti, tavana boş boş baktı. Arkadaşları vazgeçmesini, çok saf olduğunu, kripto dünyasının tam anlamıyla bir kumarhane olduğunu ve kaybedenlerin bunu kabullenmesi gerektiğini söyledi. O ise karanlıkta, birden bir cümle hatırladı: “Şelale tüm umudu yuttuğunda, uçurumda ayçiçeği ekmeyi öğrendim.” Bu sözün ne anlama geldiğini bilmiyordu, ama öylece pes edemezdi. Bir yol bulmalıydı, uçurumdan çıkmalıydı; en azından kalbinde bir ayçiçeği yetiştirmek için. #Gate广场圣诞送温暖 $GT